Kurum Kültürü Danışmanlığı - Strateji Danışmanlığı | Liderlik Eğitimi | Yönetim Danışmanı 
  • Eposta: info@yolacanerconsulting.com

    Kurum Kültürü Danışmanlığı

    • 0
    800 800 Strateji Danışmanlığı | Liderlik Eğitimi | Yönetim Danışmanı

    Kurum kültürü değişebilir mi?

    Kurum kültürü danışmanlığı kalıcı değişimler gerçekleştirebilir mi?

    Bir Türk işletme, şirket veya kurumun kültürü, Türk kültüründen farklılaşabilir, onun güçlü yönlerini sürdürebilir, zayıf yönlerini değiştirebilir mi?

    Kesinlikle evet; tecrübeli bir kurum kültürü danışmanı bunu yapabilir.

    80’li yılların Türk futbolunu anımsayın! Gerçekten çok başarısızdı. Milli takımımızı mahalle takımından ayırt etmek özellikle yurt dışından (o zamanlar Almanya’da yaşıyordum) bakıldığında güçtü. Pas verilmezdi, sadece çalım atma çabası vardı, oyun stratejisi yoktu, yönetsel disiplin de yoktu, takımın kondisyonu zayıftı, teknik direktör takımın kibirli yıldızlarını yönetemiyordu, bilakis onlar onu yönetiyordu. Ancak, ne zaman ki kıdemli Alman hoca ve oyuncular (Jupp Derwal, Jogi Löw, Christoph Daum, Harald Schumacher) Türk futbolunda görev almaya başladı, o zaman değişim başladı; kültür transferi gerçekleşti.

    Bugün, 40 sene sonra, Türk takımlarıyla diğer ülke takımları arasındaki uçurum artık büyük ölçüde kapanmış durumda. Türk futbolu ve oyuncuları uluslararası arenada takip edilmeye değer bir konuma geldi. Artık olduk mu? Tabii ki hayır. Gelişim potansiyeli her zaman vardır, fakat dünden bugüne çok yol katedildi.

    Peki Türk kültürü bu dönemde değişti mi?

    Pek sayılmaz. Hâlâ konformist, yani birey olmayı zorlaştıran ve farklı olanın önüne sarp engeller düzen bir kültürel yapıya sahibiz. Yönetsel disiplinin yerleşmediği, bunun yerine kestirmeciliğin ve hilenin yaygın kullanıldığı, akıllı rekabet etme anlayışından ziyade güç ve korkunun hakim olduğu bir mücadele kültüründe yaşamakayız. Türk kültürüne maalesef inovasyon veya yüksek performans kültürü yakıştırmasında bulunamıyor, gıpta ederek diğer kültürlere bakıyoruz…

    Bu ışıkta, kurum kültürü danışmanlığının başlıca hedefi, Türk kültürünün zayıf yönlerini işletme, şirket ve kurumsal ortamda etkili ve etkin yöntemlerle bertaraf etmek ve bir yüksek performans ve inovasyon kültürü inşa etmektir. Türk futbolunun başardıklarını, Türk işletme, şirket ve kurumlarında da mümkün olduğunca başarmaktır.

    Bana sorarsanız bunu yapabilecek kurum kültürü danışmanının her şeyden önce mutlaka uluslararası bir profile sahip olması gerekmektedir. Başka kültürleri derinden tanımayan ve kurumsal iyi uygulama örneklerini bilmeyen bir danışman adayı kurum kültürünü ne doğru analiz edebilir ne de alternatif bir kültürel vizyon önerebilir.

    Kurum kültürü danışmanlığı köklü yurt dışı tecrübesine dayanan çok kültürlülüğe mutlaka ihtiyaç duyar. Nasıl ki akademik ortamdan çıkamamış, şirketlerde çalışmamış bir iktisadi-idari bilimci etkili ve etkin yönetim danışmanlığı yapamazsa, yurt dışında en az 10 sene proje tecrübesi edinmemiş bir danışman da kurum kültürü danışmanlığı yapamaz. İkisinin de referans alabilecekleri örnekleri yoktur, ufukları dardır ve iyi uygulama örneklerini sadece ders kitaplarından bilmek de özellikle kültürel değişim projelerinde yetersiz kalacaktır.

    Yolaçaner Danışmanlığın kurucusu Uğur Tansu Yolaçaner‘in eğitim ve iş hayatını dikkate aldığınızda, ilk önce yaklaşık 40 senelik bir yurt dışı tecrübesi gözünüze çarpacaktır; bu dönemin büyük kısmı Almanya, İngiltere ve ABD’de geçmiştir. Uğur Tansu Yolaçaner Avrupa ve ABD kültürlerini her yönüyle yaşayarak tanımış ve takip etmeye de devam eden bir kurum kültürü danışmanıdır.

    Kurum kültürü danışmanlığı ayrıca çok disiplinli bir yaklaşıma ihtiyaç duyar. Örneğin bir örgütsel psikolog veya sosyolog, yurt dışı tecrübesine de dayanarak kurum kültürünü belki yeterince iyi analiz edebilir, fakat değişim gerçekleştirmek için;

    (1) örgütsel yapılar,

    (2) yönetim modeli,

    (3) kurumsal strateji ve iş modeli üzerinde paralel çalışmalar da yürütmek elzemdir.

    Bunu yapabilmek için de sadece örgütsel psikoloji veya sosyoloji bilgi ve tecrübesi yetmeyecektir. Kurum kültürü, işletme-iktisat, strateji-iş geliştirme ve liderlik-yönetim alanlarında da bilgi ve tecrübe sahibi olmak şarttır.

    • 0

    Yorum Yapın

    E-mail adresiniz yayımlanmayacak

    X